BASUR ( HEMOROİD)
TEDAVİSİ
 
HEMOROID TANISI
Hemoroidal hastalığın tanısında muayene ve endoskopi (sigmoskopi
ve kolonoskopi) kullanılan yöntemlerdir. Özellikle ileri
yaş hastalarda hemoroidal hastalık ile benzer
yakınmalara neden olabilecek diğer hastalıkları (kalınbarsak
kanseri, kolit vb.) ayırt etmek için mutlaka endoskopi
önerilir.
Endoskopi
İnsan bedeninin dış ortamdan soyutlanmış iç
boşluklarının özel donanım ile görüntülenmesi
işlemlerinin tümüne endoskopi adı verilir. Endoskopi
kelimesi latinceden gelmiştir. “Endo” iç anlamı taşır.
“Skopi” ise görmek demektir. Midenin görüntülenmesine
gastroskopi, kalın barsağın görüntülenmesine ise
kolonoskopi adı verilir. İnsan kalın barsağı yaklaşık
100-120 cm uzunluğundadır. Kalın barsağın tamamının
incelenmesine kolonoskopi, son 60 cm’lik kısmının
incelenmesine ise sigmoidoskopi adı verilir.

Sigmoidoskopi
Sigmoidoskopi işlemi kolonoskopinin kısa şeklidir. Kalın
barsağın son 60 cm’lik kısmına (S harfine benzerlik
nedeni ile) sigmoid kolon adı verilir. Kalın barsağın bu
kısmının incelenmesine ise sigmoidoskopi adı verilir.
İşlem öncesinde kolonoskopide olduğu gibi birgün
öncesinden hazırlık gerekmez. Hastanede lavman yapılarak
temizlik yapılması yeterlidir. İşlem süresi yaklaşık 5
dakikadır. Hasta seçimine de bağlı olarak genelde hafif
rahatlatıcı ilaç uygulanarak yapılır. Kolonoskopi
işleminde olduğu gibi gerektiği durumlarda biopsi
alınabilir ya da polip saptanması durumunda polipektomi
(polipin çıkarılması) uygulanabilir. Tipik hemoroidal ya
da fissür (çatlak, yırtık) yakınması ile birlikte
kanaması olan genç hastalarda önerilir.
Merkezimizde hemoroid ya da fissur ameliyatı olacak
hastalarımızda kolonoskopi gerektiren bir durum olmaması
halinde önerdiğimiz yöntem sigmoisdoskopi yöntemidir.
İşlem sonrasında yaklaşık 15- 20 dakikalık dinlenme
sonrası hastalarımız normal günlük yaşamlarına devam
edebilirler.
Kolonoskopi
Kolonoskopi işlemi kalınbarsağın tamamının fiberoptik
bir cihaz olan kolonoskop ile incelenmesidir.
İşlemin sağlıklı olması için genelde bir gün öncesinden
verilen barsak temizleyici ilaçlar ve gıda rejimi ile
temizlik yapılır. İşlem öncesi hastanın hazırlığını
yapmış ve aç şekilde gelmesi istenir. Acil durumlarda
barsak temizliği hastane şartlarında lavman uygulanarak
yapılabilir. Hastaya kolonoskopi işlemi öncesinde damar
yolu açılır ve tibbi bir sakınca olmaması durumunda
bilinçli rahatlatma denilen işlem uygulanır. Aslında
hastanın bilinci hiçbir zaman kapanmaz ancak kolonoskopi
sırasında hiçbirşey hissetmemesi ve ağrı duymaması
sağlanır. Kolonoskopi yaklaşık 15 dakika sürer. İşlem
sırasında patolojik inceleme gerektiren bir durum ile
karşılaşılır ise o anda doku örneklemesi (biopsi)
yapılabilir ya da polip ile karşılaşılması durumunda
polip çıkartılabilir (polipektomi). Bu işlemler ağrıya
neden olmaz. Kalın barsak kanserlerinin büyük
çoğunluğunun poliplerden kaynaklandığı düşününüldüğünde
erken dönemde çıkarılan bir polip hayat kurtarıcı
olabilir. Kolonoskopi işlemi sonrasında bilinçli
rahatlama amacı ile kullanılan ilacın etkisini geri
çevien bir ilaç uygulanır ve hasta çoğu kez 30 dakika
içinde hastaneden ayrılır hale gelir.

Gün boyu yoğun dikkat gerektiren durumlardan kaçınılması
önerilir ancak hasta gündelik işlerini yapabilir
haldedir.
Ailede kalın barsak kanseri olan kişilerde 30 yaşından
sonra, herhangi bir risk taşımayan kişilerde ise 50
yaşından sonra kontrol amaçlı olarak kolonoskopi
yapılması önerilmektedir. Kanama ile başvuran 50 yaş
üstü hastalarda, kalın barsağın yangısal hastalıklarında
(kolit) ve tümör şüphesi olan kişilerde mutlaka
yapılması önerilir.
HEMOROID TEDAVISI
Hemoroidal hastalıklar tedavi derecesine bağlı olarak
değişmektedir. Cerrahi tedavi, ilaç tedavisi ve yaşam
tarzı değişikliği ana tedavi yontemleridir.
Bant Ligasyonu
Bu yöntem halk arasında sıklıkla boğma yöntemi olarak
adlandırılmaktadır. Bu yöntemde hemoroidal doku bir
tüpün içine vakumlanarak dokunun dibine lastik bant
konmakta böylece dokunun dolaşımı kesilmekte ve bir süre
sonra düşmesi sağlanmaktadır. Sıklıkla 1. ve 2. derecede
kullanılır. Genelde birden çok seans tedavi yapılması
gerekmektedir. Uygulama sırasında ağrı en sıklıkla
görülen semptomdur. 5 yıl içinde literatürde %33′e yakın
nüks (hastalığın tekrarlaması) bildirilmiştir. Bant
ligasyonu yönteminde ağrı, kanama ve nadir de olsa ciddi
enfeksiyona (sepsis) yol açan komplikasyonlar
bildirilmiştir.
Skleroterapi
Damar komşuluğuna verildiğinde damar duvarında yaptığı
yıkım sonucunda duvarların birbirine yapışmasına ve
böylece de hemoroidal dokunun sönmesine neden olur.
Kanamanın asıl sorun olduğu 1. ve 2. derece
hemoroidlerde uygulanır. Sıklıkla fenol ya da etoksi
sklerol içeren bir madde hemoroidal dokunun içindeki
damar yumağının yakınından girilerek enjekte edilir.
Uygulaması basittir. Ancak yanlış bölgeye enjekte
edildiği taktirde ağrı, kanama gibi komplikasyonlara
neden olabilir. Uzun dönem sonuçları ile ilgili sağlıklı
bilgiler yoktur.
Açık Hemoroidektomi
1937′de Milligan-Morgan tarafından yayınlanmış bir
yöntemdir. 3. ve 4. derece hemoroidlerde
uygulanmaktadır. Bu teknikte anüsün hemen altındaki cilt
dokusundan başlanarak V şeklinde bir kesiyle dış ve/veya
iç hemoroidler tamamen çıkarılmakta, damar yumağı
yapısının kökü bağlanmakta ve kesiler açık
bırakılmaktadır. Çok etkili bir yöntem olmakla birlikte
operasyon sonrasında iyileşme dönemi 5-6 haftayı
bulmaktadır. Bu durum hasta konforunu son derece
düşürmektedir. Kanama, ağrı ve anüste daralma başlıca
komplikasyonlar olarak bildirilmiştir.
Lazer (Infrared)
1. ve 2. derecede uygulanan, ancak 1. derecede yüz
güldürücü sonuçlar veren bir yöntemdir. Hemoroidal
dokuyu oluşturan damar yumağında ısı hasarı
oluşturularak damar yumağının kapanması sağlanır.
Uygulama alanı oldukça kısıtlıdır.
De Longo Tekniği
1993′te Antonio Longo tarafından yayınlanmış bir
yöntemdir. 2., 3. ve 4. derece hemoroidlerde
uygulanmaktadır. Tek kullanımlık stapler olarak
adlandırılan bir cihazla yapılır. Bu teknikte dişli
çizginin yaklaşık 4 cm. üzerinden dairesel bir doku
çıkarılmakta, sarkmış hemoroidal doku yukarı çekilerek
burada sabitlenmektedir. Böylece normal pozisyona
gelmesi sağlanmakta üst hemoroidal arterin (atardamar)
en son dalları kesintiye uğratıldığından iç ve dış
hemoroidal dokuda kan miktarı önemli ölçüde
azaltılmakta, böylece zamanla bu dokunun kendi kendine
sönmesi sağlanmaktadır. Girişimin yapıldığı dişli
çizginin üst kısmında ağrı algısı olmadığından ve
hemoroidal dokuya herhangi bir işlem yapılmadığından
operasyon sonrası hasta konforu son derece iyidir.
Bölgesel ya da genel anestezi ile uygulanabilir. İşlem
sonrasında hemen hiç ağrı hissedilmediğinden rahatlıkla
günübirlik olarak uygulanabilir.
İlaç Tedavisi
1. Kortikosteroid İçeren Pomadlar
Kortikosteroid (kortizon) içeren kremler hemoroidal
dokudaki ödemi ve yangıyı (tahriş) baskılarlar. Böylece
ağrı ve çoğu kez de kanama kontrol altına alınabilir.
Kortiko steroidli kremlerin; oluşabilecek yan etkiler
nedeniyle, uzun süreli ve sık kullanımı
önerilmemektedir.
2. Analjezik (ağrı kesici) Kremler
Ağrı kesici madde içeren kremler hemoroidal hastalığın
yarattığı ağrıyı ciltten emilme yoluyla bölgesel olarak
azaltır. Tedavi edici özellikleri yoktur.
3. Dışkıyı Yumuşatan İlaçlar
Bu ilaçların hemen tamamı şurup şeklindedir. Şekerli
ve/veya yüksek yoğunluk (hipertonik) yapıları nedeniyle
barsak içine sıvı çekerler ve dışkının yumuşamasını
sağlarlar. Uzun süreli kullanım genelde ilaç etkisinin
giderek azalmasına neden olur.
4. Kan Dolaşımı Düzenleyicileri
Bu grup ilaçlar yalnız hemoroidal dokunun değil,
toplardamar sisteminin diğer hastalıklarında da (örnek:
varis) kullanılmaktadır. Toplardamar sisteminin
basıncını düşüren ve dolaşımı kolaylaştıran etkiye
sahiptirler. Kullanıldıkları sürece etkilidirler. Fakat
tedavi edici özellikleri yoktur.
5. Oturma Banyosu
Sıcak suya oturma ve/veya çeşitli dezenfektanlar
katılmış sıcak suya oturma şeklindedir. Özellikle
dışkılama sonrası hemoroid ile birlikte fissür (yırtık)
olan hastalarda rahatlama sağlamaktadır.
Yaşam Tarzı Değişiklikleri
Hemoroidal hastalıkta karşılaşılan en sık tetikleyici
neden kabızlık ve ıkınmadır. Dışkının kıvamını
yumuşatıcı diyet önlemleri hastalığın kontrol altına
alınmasında önemli ve etkilidir. Rafine gıdalardan
kaçınılması; kepekli ekmek ve kepekli undan üretilen
gıdaların tüketilmesi; bol miktarda sebze ve meyve
yenmesi; acıdan, ekşiden, alkollü ve mayalı içeceklerden
uzak durulması ve günde en az 1,5-2 lt. sıvı alınması
önerilmektedir. Spor yapmanın barsak hareketleri
üzerinde düzenleyeci etkisi vardır. Uzun süre ayakta
kalmaktan ve oturmaktan kaçınılmalıdır.
Hemoroid Ameliyatı
1- Açık Teknik (Milligan Morgan Ameliyatı)
Genişlemiş memeler tek tek ayrılarak üzerindeki mukoza
ile birlikte çıkarılır. yastıkçıklar arasındaki sağlam
mukoza bırakılır ve işlem sonrası çıkartılan alanlar
sağlam mukoza flepleriyle dikilerek kapatılmaz, açık
bırakılır.
2- Kapalı Teknik (Ferguson Ameliyatı)
Hemoroid ameliyatı aynı Milligan-Morgan tekniğinde
olduğu gibi yapılır. Ancak ameliyat sonrası oluşan
mukozasız çıplak alan mukoza flapleriyle dikilerek
kapatılır.
3- Submukozal Teknik (Whitehead Ameliyatı)
Tüm hemoroidal yastıkçıklar, arada sağlam mukoza
bırakmaksızın çıkarılır. Altta ve üstte kalan mukoza ve
deri yaprakları birbirine dikilir. Günümüzde artık pek
tercih edilmiyor.
4- Longo Ameliyatı
Evre 3-4 hemoroidlerde uygulanır. Bu ameliyat özel
tasarlanmış stapler denilen bir aletle yapılır.
5- Pake Arterinin Ligasyonu
Pencil doppler ulrasonografi ile hemoroid yastıkçığına
giren ana atar damar bulunarak bağlanır.
Enfeksiyolu veya ödemli hemoroidlere olabildiğince
konservatif yaklaşılır, eğer şiddetli ağrı yoksa cerrahi
müdahale yapılmaz. Tromboze (pıhtılı) hemoroidler de
genelde enflamedir. Böyle olgularda sadece trombektomi
(pıhtının çıkarılması) yapılır, hemoroid yastıkçığına
dokunulmaz.
Hemoroidden Korunma Yolları
Bol bol su için. Yaklaşık günde 8 bardak.
Düzenli olarak egzersiz yapın.
Alkol, acı biber ve baharatlı yiyeceklerden kaçının.
Lif yönünden zengin besinlerle (meyve, sebze, kepekli
ekmek) dengeli beslenin.
Öğün atlamayın, mutlaka kahvaltı yapın.
Kişisel tuvalet temizliğine dikkat edin.
Dar giysiler giymekten kaçının.
Sıcak yerlerde (hamam, sauna) bulunmayın.
Oturmayı gerektiren bir işte çalışıyorsanız her saat
başı en az 5 dakika yürüyün. Otururken devamlı pozisyon
değiştirerek anal bölgeye uygulanan direkt basıncı
engellemeye çalışın.
Günde bir defa ve düzenli olarak tuvalete gidin.
Tuvalette çok uzun süre kalmamaya dikkat edin. Kendinizi
fazla zorlamayın.
|